|

Varlık Barışından Yararlanıp, Dava Açma Meselesi

varlikbarisi1Son günlerin en popüler mali konusu olan varlık barışı, Kızılot ‘un deyimiyle  özellikle İstanbul’da kod salgınına dönüşünce yazılar da konu üzerinde yoğunlaşıyor. Yoğunlaşmanın bir sebebi de elbette Maliye Bakanlığı ‘nın mükelleflerin avantajlarını vurgulayan pazarlama promosyonu yaklaşımı.

Kanunda yer alan düzenlemeler çerçevesinde özellikle vergi incelemesi bağışıklığı anlamına gelen matrafh farkından mahsup imkanı, vergi beyanında noksanlık olma ihtimali olan mükelleflerin en önemli avantajı.

Durum böyle olmakla birlikte, kanunun düzenlenişi esnasında,  ucu açık bırakılan bazı hususlar acaba mükellefler açısından başkaca avantajlar da sağlıyor mu ?

Kanundaki düzenlemeye bakıldığında, vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah ve/veya vergi farkından, kanun kapsamında beyan edilen tutarların mahsup edileceği açık olarak anlaşılmaktadır. Kanuna göre mahsup işlemi tarhiyattan önce yapılacak, kalan miktar varsa ayrıca tarh edilecek. Bu durumu da inceleme elemanları raporlarında belirtecekler.

Ne Kanunda ne de yukarıda yer verdiğimiz tebliğ açıklamasında buraya kadar bir mesele olmamakla birlikte, ilave tarhiyat için ya da mahsuptan sonra kalan matrah farkı veya vergi farkına göre yapılacak tarhiyata karşı mükellefler itiraz ve dava yoluna gitmek isterlerse ne olacaktır ?

Elbetteki, vergi inceleme raporları ile önerilen tarhiyatlara ilişkin olarak mükelleflerin uzlaşma, ceza indirimi gibi haklarının yanında süresi içerisinde dava açma hakları da vardır. Buna karşılık kanunda herhangi belirleme yokken mükelleflerin mahsup sonrası kalan miktarı, itirazlarına baz almalarını beklemek de fazla iyimserlik olur. Kaldıki, kanunda mahsuba konu edilen matrah ya da matrah farkına ilişkin olarak dava yoluna gidilip gidilemeyeceğine ilişkin hiçbir hüküm bulunmamakta. Yani ortada dava açma yolunu kapatan, bağıtlanan bir uzlaşma da yok. Doğal olarak mükellefler dava yoluna giderlerse vergi inceleme raporunda ileri sürülen hususların tamamını ortaya koymak durumunda kalacaklar.

Tam da bu noktada dikkat çekmek istediğimiz husus; varlık barışından vergi incelemesi sırasında ( ki incelemeye başlanılma tarihine göre mükelleflerin bu imkanı da bulunmaktadır ) ve vergi inceleme elemanının tespit etmesi muhtemel matrah farkının, mükellef tarafından bilindiği durumlarda, varlık barışından yararlanma miktarını matrah farkının bir miktar altına belirlemek suretiyle ilave tarhiyata ve buna bağlı olarak da itiraz ve dava yolunu açma yönünde tercihlerdir.

Daha önceki vergi affı düzenlemelerinde, dava açma yasağı getiren hükümler mevcut olmasına rağmen, 5811 sayılı kanunda böyle bir düzenleme benimsenmemiştir.

Eğer vergi mahkemesi ve temyiz süreçlerinde ortaya çıkan kararlar, ilave tarhiyatın terkini yönünde tecelli ederse, öncesinde yapılan mahsup işlemi de hukuken sakatlanacaktır. Mükellefler ya ilk itirazlarında mahsuba yönelik idari işlemleri de iptal taleplerinin içerisine koyacaklar ya da esasa ilişkin terkin kararlarından sonra bu karara dayanarak, mahsup işlemini dava etme yoluna gideceklerdir.

Sonuçta beyan edilen varlıkların oluşturduğu “vergi riski sigortası” da devam etmiş olacaktır.

VergiDergisi

İlgili Yazılar:

Hem Varlık Barışı Hem Uzlaşmaya İzin Yok…
İncelenen Mükelleflerin Varlık Barışı Mahsubu
Kod Listesinden Nasıl Kurtulunur ?
Varlık Barışında Kanaat Verici Vesika
Vergi Cennetlerindeki Hesaplar ve Varlık Barışı

Tags: ,

1 Yorum Yapıldı “Varlık Barışından Yararlanıp, Dava Açma Meselesi”

  1. Vergi Dergisi diyor ki:

    “2.4. Yapılan tarhiyatların dava konusu yapılması durumunda mahsup işlemi

    Söz konusu döneme ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporlarına göre önerilen tarhiyatlar üzerine, vergi dairelerince herhangi bir mahsup işlemi yapılmaksızın gerçekleştirilen tarhiyatların mükelleflerce dava konusu yapılması halinde, bahse konu şartların gerçekleşmesine bağlı olarak, mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın, bu İç Genelgenin “2.1″ bölümünde yer alan açıklamalara göre düzeltme işleminin yapılması gerekmektedir.”

    Maliye Bakanlığı GİB ‘nın 9.12.2009 tarih ve 2009/2 sayılı 5811 SAYILI KANUN İÇ GENELGESİ.

Yorum Yapınız